İL: Şanliurfa ay-yil:Şubat-2011 tariH: 11/03/2011




Дата канвертавання28.04.2016
Памер13.5 Kb.
İL: ŞANLIURFA
AY-YIL:ŞUBAT-2011
TARİH: 11/03/2011 (2. HAFTA)

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

وَأَنْ لَيْسَ لِلْإِنْسَانِ إِلَّا مَا سَعَىٰ


MEHMET AKİF ERSOY VE MİLLİ MÜCADELE RUHU
Muhterem Müminler!

Her milletin tarihinde ilmi, irfanı, ahlakı, sanatı ve kişiliğiyle o millete yön vermiş kimseler vardır. Bu insanlar, milyonlarca kişi arasından, yıllar içinde yetişir. İşte büyük mütefekkir Mehmet Akif Ersoy, bu milletin yetiştirdiği çok kıymetli bir şair, vatansever bir insanıdır.


Değerli Müminler!

Akif, kendi döneminde fert ve ailede başlayıp devlete ve bütün İslam alemine akseden ahlaki sorunları, yanlış fikir ve telakkileri yazdığı şiirlerle gözler önüne sermiştir. O, inançlı, vatan ve millet için şiir yazan, yazdığı kadar tertemiz yaşayan ve milletin gönlünde yer eden biridir. Ersoy’a göre İslâm dininde cehaletin, tembelliğin, nemelâzımcılığın, taassubun, batıl inançların yeri yoktur. Kur'ân-ı Kerim' in ölüler ya da gelecekten haber almak isteyenler için nazil olmadığını şöyle anlatır: "İnmemiştir hele Kur’ân, bunu hakkiyle bilin, ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için!" İslâm'ın mukaddes kitabı olan Kur'ân'ın mucizesinin, her asrın anlayışına, idrakine ilham vermesi gerektiğine inanan şair izlenmesi gereken yolu ise şu dizelerle ifade eder. "Doğrudan doğruya Kur'ân'dan alıp ilhamı, Asrın idrakine söyletmeliyiz İslâm'ı" Mehmet Akif’in ifade ettiği hakikatleri bundan 14 asır evvel Peygamber Efendimiz (S.A.V) ve sahâbe Kur’ân-ı Kerim ile yaşamış ve o asra “Asr-ı Saadet” denilmiştir. Bugün de Kur’ân hayata  tatbik edildiğinde aynı saadet asrı, yeniden yaşanacaktır.


Kıymetli Müslümanlar!

Akif’in hayatı eserlerinin bir pratiğiydi. Doğru bildiklerini yazan, ilhamını Kur’an’dan alan, çalışan, okuyan, okutan ve cehalete düşman olan bir fikir adamıydı. Hayatı sıkıntılarla geçen Akif, 1936 yılında vefat etmiş, Edirne Kapı Şehitliğine defnedilmiştir.


Aziz Kardeşlerim!

Ayet-i kerimede Yüce Allah (c.c) “İnsan için ancak çalıştığı vardır. Şüphesiz onun çalışması ileride görülecektir.”1 buyuruyor. Bu gerçeği Hz. Ali de şöyle ifade eder: “Öldükten sonra da yaşamak istiyorsanız, ölümsüz eserler bırakınız.” Mehmed Akif de "Sessiz yaşadım, kim beni nerden bilecektir?” diyecek kadar tevazuu gösterse de, “İstiklal Marşı" ve “Safahat” gibi eserleriyle bu milletin hafızasında yaşamaya devam etmektedir ve edecektir.



Değerli Müminler!

90 yıl önce 12 Mart 1921’de, milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un yazmış olduğu İstiklal Marşı, TBMM’de okunup ayakta alkışlanmış ve milli marşımız olarak kabul edilmiştir. 12 Mart tarihi “İstiklal Marşı ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü” olarak ilan edilmiştir. Biz de bu vesile ile milli şairimiz merhum Mehmet Akif Ersoy’u ve vatanını milletini canından aziz bilen bütün şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.



Aziz Müslümanlar!

İstiklal marşımızın sözlerini yazan Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy, milli mücadele hareketine katılmış, parça parça elden giden vatan için milletin gözyaşı olmuş, verdiği vaaz ve konferanslarla da halkı milli mücadeleye teşvik etmiştir. Hutbemi onun vaazlarından bir bölüm okuyarak bitirmek istiyorum."Ey cemaat! Bugün dünyada milyonlarca Müslüman var. Ne acıdır ki hiçbirinin istiklali yok. Yalnız biz istiklal sahibiydik. Müslümanların geri kalmalarının sebebi dinimiz midir. Haşa. İslamiyet, hayatı, aklı, mantığı, zamanın şartlarını reddetmez. İslam, ölülerin dini değildir. Batı dünyası ilim ve fende ilerlerken biz Müslümanlar ne yaptık? Her şeyi Allah'a havale ve emanet edip tembellik, cehalet ve bağnazlık içinde donup kaldık. Görünen köy kılavuz istemez. Batı ne halde? Batının ilim adamları hayatlarını araştırmaya vakfetmiş, halkı da devamlı çalışıyor ve okuyor. Düşmanın ikinci bir vasıtası var ki birincisinden de güçlü: Nifak!. Osmanlı Devleti'ni bu silahla parçaladılar, sonra da parçaları teker teker yuttular. Öyleyse bugün de, yarın da herkes


gözünü dört açmalı, kimin ve neyin hesabına birbirimizin gırtlağına sarılmamız isteniyor, bunu çok iyi düşünmeli.
Aklımızı kullanmazsak böyle mazlum ve garip olmaya devam ederiz.
Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırtmasın. Amin.
Hazırlayanın Adı-Soyadı: M.Fatih ALTUNOVA

Unvanı: İl Müftülüğü –Merkez Vaizi
Şanlıurfa İl Müftülüğünün 11/03/2011 tarihli hutbesidir.
Necm 53.

1



База данных защищена авторским правом ©shkola.of.by 2016
звярнуцца да адміністрацыі

    Галоўная старонка